Sure sec
BAKARA-16 Tefsiri

BAKARA Suresi 16. Ayet-i Kerime Tefsiri

BAKARA-16 Kuran Meali ve Açıklamalı Tefsiri: Dalâlet, Allah'ın yolundan sapmak; hidayet ise Allah'ın yolunda olmaktır. Allahû Tealâ, Kur'ân-ı Kerim'de 7 hidayetten bahsetmektedir. 3/ÂLİ İMRÂN-73: Ve lâ tu’minû illâ li men tebia dînekum, kul ...
share on facebook  tweet  share on google  print  

BAKARA Suresi Âyet - 16 Tefsiri

 

أُوْلَئِكَ الَّذِينَ اشْتَرُوُاْ الضَّلاَلَةَ بِالْهُدَى فَمَا رَبِحَت تِّجَارَتُهُمْ وَمَا كَانُواْ مُهْتَدِينَ

Ulâikellezîneşterevûd dalâlete bil hudâ, fe mâ rabihat ticâretuhum ve mâ kânû muhtedîn(muhtedîne).

İşte onlar, o kimselerdir ki, hidayet ile dalâleti satın aldılar. Fakat onların ticareti, onlara hiç kâr sağlamadı ve hidayete ermiş değillerdi.

1.ulâike: işte onlar
2.ellezîne: o kimseler, onlar
3.işterevû: satın aldılar
4.ed dalâlete: dalâlet
5.bi: ile
6.el hudâ: hidayet
7.fe: fakat, o taktirde, o zaman
8.: olmadı
9.rabihat: kâr
10.ticâretu-hum: onların ticareti
11.ve: ve
12.mâ kânû: değillerdi, olmadılar
13.muhtedîne: hidayette olanlar, hidayete erenler
AÇIKLAMA

Bismillâhirrahmânirrahîm
Dalâlet, Allah'ın yolundan sapmak; hidayet ise Allah'ın yolunda olmaktır. Allahû Tealâ, Kur'ân-ı Kerim'de 7 hidayetten bahsetmektedir.

3/ÂLİ İMRÂN-73: Ve lâ tu’minû illâ li men tebia dînekum, kul innel hudâ hudallâhi en yu’tâ ehadun misle mâ ûtîtum ev yuhâccûkum inde rabbikum, kul innel fadla bi yedillâh(yedillâhi), yu’tîhi men yeşâu, vallâhu vâsiun alîm(alîmun).
Ve (Ehli Kitap): “Sizin dîninize tâbî olandan başkasına inanmayın.” (dediler). (Habibim onlara) De ki: “Muhakkak ki hidayet Allah'a ulaşmaktır. (İnsanın ruhunun ölmeden önce Allah’a ulaşmasıdır.) Size verilenin bir benzerinin, bir başkasına verilmesidir.” Yoksa onlar, Rabbiniz'in huzurunda, sizinle çekişiyorlar mı? (Onlara) De ki: “Muhakkak ki fazl Allah’ın elindedir. Onu dilediğine verir.” Ve Allah, Vâsi’dir (ilmi geniştir, herşeyi kapsar), Alîm'dir (en iyi bilendir).
2/BAKARA-120: Ve len terdâ ankel yahûdu ve len nasârâ hattâ tettebia milletehum kul inne hudâllâhi huvel hudâ ve le initteba’te ehvâehum ba’dellezî câeke minel ilmi, mâ leke minallâhi min veliyyin ve lâ nasîr(nasîrin).
Ve sen onların dînine tâbî olmadıkça (uymadıkça) ne yahudiler ve ne de hristiyanlar senden asla razı olmazlar. De ki: “Muhakkak ki Allah’a ulaşmak (Allah’ın Kendisine ulaştırması) işte o, hidayettir.”. Sana gelen ilimden sonra eğer gerçekten onların hevalarına uyarsan, senin için Allah’tan bir dost ve bir yardımcı yoktur.
Birtakım meal verenler, buradaki muhtevada hüdallah kelimesini, Allah'a ulaşmaktır ifadesini Allah'ın ulaştırmasıdır şeklinde de yorumluyorlar. Eğer böyle yorumlayanlar varsa onlar için de hidayetin ne olduğunu iki ayeti kerime ispat ediyor:

42/ŞÛRÂ-13: Şeraa lekum mined dîni mâ vassâ bihî nûhan vellezî evhaynâ ileyke ve mâ vassaynâ bihî ibrâhîme ve mûsâ ve îsâ, en ekîmûd dîne ve lâ teteferrakû fîhi, kebure alâl muşrikîne mâ ted’ûhum ileyhi, allâhu yectebî ileyhi men yeşâu ve yehdî ileyhi men yunîb(yunîbu).
(Allah) dînde, onunla Hz. Nuh’a vasiyet ettiği (farz kıldığı) şeyi (şeriati); “Dîni ikame edin (ayakta, hayatta tutun) ve onda (dînde) fırkalara ayrılmayın.” diye Hz. İbrâhîm’e, Hz. Musa’ya ve Hz. İsa’ya vasiyet ettiğimiz şeyi Sana da vahyederek, size de şeriat kıldı. Senin onları, kendisine çağırdığın şey (Allah’a ulaşmayı dileme) müşriklere zor geldi. Allah, dilediğini Kendisine seçer ve O’na yöneleni, Kendisine ulaştırır (ruhunu hayatta iken Kendisine ulaştırır).
Allah dilediğini kendisine seçer ve onlardan kim Allah'a yönelirse, Allah'a ulaşmayı dilerse Allah onları kendisine ulaştırır. Eğer hüdallah'ı, Allah'ın ulaştırmasıdır şeklinde ifade ediyorsak, o zaman bir kelime daha ilâve etmemiz lâzım oraya:

"Allah'ın kendisine ulaştırmasıdır." Çünkü hidayet adı verilen bir yapıda ulaştırmak, Allah'ın zat'ına olacaktır. Allahû Tealâ diyor ki:

13/RA'D-27: Ve yekûlullezîne keferû lev lâ unzile aleyhi âyetun min rabbihi, kul innallâhe yudillu men yeşâu ve yehdî ileyhi men enâb(enâbe).
Ve kâfirler: “Ona, Rabbinden bir âyet (mucize) indirilse olmaz mı?” derler. De ki: “Muhakkak ki Allah, dilediği kimseyi dalâlette bırakır ve O’na yönelen kimseyi Kendine ulaştırır (hidayete erdirir).”
Hidayet, insanoğlunun kendisinde emanet olarak bekleyen ruhunu, Allah'ın kendisine ulaştırmasıdır. Ruhumuz bir emanettir ve Allahû Tealâ'ya mutlaka ulaştırılması gereklidir. İşte bu nankör olan, inkâr eden ve cahil olan insanın, nefsi ile fizik vücudu beraberce ruhu emanet olarak almışlardır ve de emanetlerin sahibi Allah'tır:

4/NİSÂ-58: İnnallâhe ye’murukum en tueddûl emânâti ilâ ehlihâ ve izâ hakemtum beynen nâsi en tahkumû bil adl(adli). İnnallâhe niımmâ yeızukum bihî. İnnallâhe kâne semîan basîrâ(basîran).
Muhakkak ki Allah, emanetleri sahibine teslim etmenizi ve insanlar arasında hakemlik yaptığınız zaman adaletle hükmetmenizi emreder. Muhakkak ki Allah, onunla (bununla) size ne güzel öğüt veriyor. Ve muhakkak ki Allah, en iyi işiten ve en iyi görendir.
Her halükârda hidayete ermek, insanın kendisinde bir emanet olan ruhun, o emanetin gerçek sahibi olan Allah'a iade edilmesidir, teslim edilmesidir. Hidayet, sadece ruhun Allah'a teslimi değildir. Bu birinci teslimdir. Fizik vücudun teslimi ikinci emanetin teslimidir. Nefsin teslimi üçüncü emanetin teslimidir. İradenin teslimi dördüncü emanetin teslimidir. Böylece teslimlerden ibaret bir dünya hayatını yaşarız. 28 basamaklık Kur'ân'a göre tanzim edilmiş bir İslâm merdiveninde, bütün emanetler 7 safhada Allah'a teslim edilir. 7 safhanın 7'si de ayrı ayrı hidayetleri oluşturur.

3. basamakta kişi Allah'a ulaşmayı diler; 1. hidayettedir. (Âli İmrân-103)
14. basamakta mürşidine ulaşıp tâbî olur; 2. hidayettedir. (Meryem-43)
21. basamakta da ruh Allah'a ulaşır, 3. hidayettedir. (Âli İmrân-73)
25. basamakta fizik vücut Allah'a teslim olur, bu 4. hidayettir. (Hac-37)
26. basamakta nefs Allah'a teslim olur, bu 5. hidayettir. (Muhammed-5)
27. basamakta irşada ulaşır, bu 6. hidayettir. (Yunus-9)
Ve nihayet salâh makamının 28. basamağınıh 5. kademesinde irade de Allah'a teslim olur, bu 7. ve son hidayettir. (En'âm-97)

Allahû Tealâ tarafından ruhun hidayeti üzerimize tam 12 defa farz kılınmıştır. Kur'ân-ı Kerim, hidayetin ve bu muhteva içerisinde dalâletin açıklamalarını getirmektedir.

Bir insan Allah'a ulaşamayı dilemediği taktirde dalâlettedir, dalâlette olanların gideceği yer cehennemdir. Ve zamanımızda bir kişinin Allah'a ulaşmayı dilemesi ve irşad makamına tâbî olması, teslim olması dîn adamları tarafından inkâr edilmektedir:

2/BAKARA-159: İnnellezîne yektumûne mâ enzelnâ minel beyyinâti vel hudâ min ba’di mâ beyyennâhu lin nâsi fîl kitâbi, ulâike yel’anuhumullâhu ve yel’anuhumul lâinûn(lâinûne).
Muhakkak ki, beyyinelerden indirdiğimiz şeyleri ve hidayeti (ölmeden evvel ruhun Allah'a ulaştırılmasını) Kitap'ta insanlara açıklamamızdan sonra gizleyenlere, işte onlara, Allah lânet eder ve lânet ediciler de onlara lânet eder.
Burada hidayet müessesesinin dalâlet karşılığı satın alındığı ifade edilmektedir.
close tefsir menu

BAKARA Suresi Tefsiri

BAKARA Suresi için tefsir sayfalarına ve âyet kelime sözlüğüne ulaşmak istediğiniz âyeti seçiniz.
1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11, 12, 13, 14, 15, 16, 17, 18, 19, 20, 21, 22, 23, 24, 25, 26, 27, 28, 29, 30, 31, 32, 33, 34, 35, 36, 37, 38, 39, 40, 41, 42, 43, 44, 45, 46, 47, 48, 49, 50, 51, 52, 53, 54, 55, 56, 57, 58, 59, 60, 61, 62, 63, 64, 65, 66, 67, 68, 69, 70, 71, 72, 73, 74, 75, 76, 77, 78, 79, 80, 81, 82, 83, 84, 85, 86, 87, 88, 89, 90, 91, 92, 93, 94, 95, 96, 97, 98, 99, 100, 101, 102, 103, 104, 105, 106, 107, 108, 109, 110, 111, 112, 113, 114, 115, 116, 117, 118, 119, 120, 121, 122, 123, 124, 125, 126, 127, 128, 129, 130, 131, 132, 133, 134, 135, 136, 137, 138, 139, 140, 141, 142, 143, 144, 145, 146, 147, 148, 149, 150, 151, 152, 153, 154, 155, 156, 157, 158, 159, 160, 161, 162, 163, 164, 165, 166, 167, 168, 169, 170, 171, 172, 173, 174, 175, 176, 177, 178, 179, 180, 181, 182, 183, 184, 185, 186, 187, 188, 189, 190, 191, 192, 193, 194, 195, 196, 197, 198, 199, 200, 201, 202, 203, 204, 205, 206, 207, 208, 209, 210, 211, 212, 213, 214, 215, 216, 217, 218, 219, 220, 221, 222, 223, 224, 225, 226, 227, 228, 229, 230, 231, 232, 233, 234, 235, 236, 237, 238, 239, 240, 241, 242, 243, 244, 245, 246, 247, 248, 249, 250, 251, 252, 253, 254, 255, 256, 257, 258, 259, 260, 261, 262, 263, 264, 265, 266, 267, 268, 269, 270, 271, 272, 273, 274, 275, 276, 277, 278, 279, 280, 281, 282, 283, 284, 285, 286
close tefsir menu
Sponsor Bağlantı
Neden sponsor bağlantı var?
Çünkü KuranTefsiri.com aylık iki milyondan fazla ziyaretçiye hizmet sunuyor. Bu ziyaretleri kesintisiz ve yüksek hızda karşılayabilmek için ihtiyaç duyduğumuz çok yüksek bant genişliği (bandwidth) nedeniyle KuranTefsiri.com artık bağımsız bir web sunucusunda çalışıyor.
Online sipariş verebilirsiniz
Kuran Tefsiri
İmam İskender Ali Mihr'e ait Kur'ân-ı Kerim Lafz-ı ve Ruhu isimli 19 cilt 8536 sayfadan oluşan Kuran Tefsirini Mihr Yayınları adresimizden online olarak sipariş verebilirsiniz.