Bize Ulaşın | Site Haritası
 Logo

Kuran-ı Kerim Tefsiri

Kelime Kelime Kuran-ı Kerim Lafzı ve Ruhu

 

BAKARA Suresi 158. Ayet-i Kerime Tefsiri

BAKARA-158 Kuran Meali ve Açıklamalı Tefsiri: Safa ve Merve hacta iki tepenin adıdır. Hz. İbrâhîm, hanımı Hacer ve oğlu İsmail'i, yalnız bırakmak zorunda kaldığında Hacer iki tepe arasında birkaç defa gidip gelir. henüz süt emmekte olan Hz. İ...
share on facebook  tweet  share on google  print  

BAKARA Suresi Âyet - 158 Tefsiri

2 - BAKARA

Alfabetik sure sıralamasına göre sıralı
ABESE (080)
ÂDİYÂT (100)
AHKÂF (046)
AHZÂB (033)
A'LÂ (087)
ALAK (096)
ÂLİ İMRÂN (003)
ANKEBÛT (029)
A'RÂF (007)
ASR (103)
BAKARA (002)
BELED (090)
BEYYİNE (098)
BURÛC (085)
CÂSİYE (045)
CİNN (072)
CUMA (062)
DUHÂ (093)
DUHÂN (044)
EN'ÂM (006)
ENBİYÂ (021)
ENFÂL (008)
FÂTIR (035)
FÂTİHA (001)
FECR (089)
FELAK (113)
FETİH (048)
FÎL (105)
FURKÂN (025)
FUSSİLET (041)
GÂŞİYE (088)
HACC (022)
HADÎD (057)
HÂKKA (069)
HAŞR (059)
HİCR (015)
HUCURÂT (049)
HÛD (011)
HUMEZE (104)
İBRÂHÎM (014)
İHLÂS (112)
İNFİTÂR (082)
İNSÂN (DEHR) (076)
İNŞİKAK (084)
İNŞİRÂH (ŞERH) (094)
İSRÂ (017)
KADR (KADİR) (097)
KAF (050)
KÂFİRÛN (109)
KALEM (068)
KAMER (054)
KÂRİA (101)
KASAS (028)
KEHF (018)
KEVSER (108)
KIYÂME (075)
KUREYŞ (106)
LEYL (092)
LOKMÂN (031)
MÂİDE (005)
MÂÛN (107)
MEÂRİC (070)
MERYEM (019)
MUCÂDELE (058)
MUDDESSİR (074)
MUHAMMED (047)
MULK (067)
MU'MİN (040)
MU'MİNÛN (023)
MUMTEHİNE (060)
MUNÂFİKÛN (063)
MURSELÂT (077)
MUTAFFİFÎN (083)
MUZZEMMİL (073)
NAHL (016)
NÂS (114)
NASR (110)
NÂZİÂT (079)
NEBE (078)
NECM (053)
NEML (027)
NİSÂ (004)
NÛH (071)
NÛR (024)
RA'D (013)
RAHMÂN (055)
RÛM (030)
SÂD (038)
SAFF (061)
SÂFFÂT (037)
SEBE (034)
SECDE (032)
ŞEMS (091)
ŞUARÂ (026)
ŞÛRÂ (042)
TÂHÂ (020)
TAHRÎM (066)
TALÂK (065)
TÂRIK (086)
TEBBET (MESED) (111)
TEGÂBUN (064)
TEKÂSUR (102)
TEKVÎR (081)
TEVBE (009)
TÎN (095)
TÛR (052)
VÂKIA (056)
YÂSÎN (036)
YÛNUS (010)
YÛSUF (012)
ZÂRİYÂT (051)
ZİLZÂL (099)
ZUHRÛF (043)
ZUMER (039)

2/BAKARA-158

 

إِنَّ الصَّفَا وَالْمَرْوَةَ مِن شَعَآئِرِ اللّهِ فَمَنْ حَجَّ الْبَيْتَ أَوِ اعْتَمَرَ فَلاَ جُنَاحَ عَلَيْهِ أَن يَطَّوَّفَ بِهِمَا وَمَن تَطَوَّعَ خَيْرًا فَإِنَّ اللّهَ شَاكِرٌ عَلِيمٌ

İnnes safâ vel mervete min şeâirillâh(şeâirillâhi), fe men haccel beyte evı’temera fe lâ cunâha aleyhi en yettavvefe bi himâ ve men tetavvaa hayran, fe innallâhe şâkirun alîm(alîmun).

Muhakkak ki Safa ve Merve, Allah’ın (ibadet yerlerini gösterir dîni) şiarlarındandır (işaretlerindendir). Artık kim beyt’i (Kâbe’yi) hacceder veya umre (niyetiyle) ziyareti yaparsa, o taktirde, iki (niyetle) tavaf etmesinde bir günah yoktur. Her kim de isteyerek (kendiliğinden) hayır olarak (fazladan tavaf) yaparsa mutlaka Allah Şakir’dir (şükrün karşılığını verendir) ve Alîmdir (en iyi bilendir).

1.inne: muhakkak, hiç şüphesiz
2.es safâ: Mekke'de Safa
3.ve: ve
4.el mervete: Mekke'de Merve
5.min: den
6.şeâirillâhi (şeâiri allâhi): Allah'ın nişaneleri, alâmetleri, işaret ettiği yerler
7.fe: artık
8.men: kim
9.hacce: hac yaptı
10.el beyte: beyt, ev
11.ev: veya
12.ı'temera: ziyaret yaptı, umre yaptı, Beytullah'ı ziyaret etti
13.fe: o zaman, o taktirde
14.lâ cunâhâ: vebal yoktur, günah yoktur
15.aleyhi: ona, onun üzerine
16.en yettavvefe: tavaf etmek
17.bi-himâ: ikisini
18.ve men: ve kim
19.tetavvaa: tav'an, gönülden, nafile olarak (farz olmadığı halde) yapar
20.hayran: bir hayır
21.fe: o zaman, o taktirde
22.inne: muhakkak
23.allâhe: Allah
24.şâkirun: şakir, şükrün karşılığını mükâfat olarak veren
25.alîmun: hakkıyla bilen
AÇIKLAMA

Bismillâhirrahmânirrahîm
Safa ve Merve hacta iki tepenin adıdır. Hz. İbrâhîm, hanımı Hacer ve oğlu İsmail'i, yalnız bırakmak zorunda kaldığında Hacer iki tepe arasında birkaç defa gidip gelir. henüz süt emmekte olan Hz. İsmail'in gıdası konusunda endişelidir. Hacta veya umrede insanlar Hacer gibi Safa ile Merve arasında birkaç defa gidip gelirler. Bunlar Allahû Tealâ'nın işaretlerindendir.

Hac için mutlaka zamanında gitmek ve orada kurban kesmek gerekir. Bütün haccedenler Allahû Tealâ'nın sevabına ulaşırlar. Hac yerinde başka insanlara ücretsiz su temin etmek, ücretsiz istirahat yeri vücuda getirmek, hastane açmak, insanları tedavi etmek ayrı ayrı hayır kapılarıdır. Hem hayrı yapan kendisine bu hayrı yapmak fırsatını verdiği hem de hayırdan nasibini alan kendisine bu imkân bahşedildiği için Allah'a şükredecektir. İşte Allahû Tealâ da o zaman diyor ki:

"Allah da bu şükürleri kabul edendir."
Kur'an-ı Kerim Lafzı ve Ruhu isimli İmam İskender Ali MİHR tefsirini bilgisayarınıza download etmek için burayı tıklayınız.