Sure sec
ÂLİ İMRÂN-180 Tefsiri

ÂLİ İMRÂN Suresi 180. Ayet-i Kerime Tefsiri

ÂLİ İMRÂN-180 Kuran Meali ve Açıklamalı Tefsiri: Allahû Tealâ bize fazlından hep bir şeyler verir. Allah'ın verdiği bu şeylerden mutlaka zekât olarak 40'ta birini, birr olarak bir 40'ta birini daha infâk etmek, başkalarına vermek lâzımdır. Allah...
share on facebook  tweet  share on google  print  

ÂLİ İMRÂN Suresi Âyet - 180 Tefsiri

 

وَلاَ يَحْسَبَنَّ الَّذِينَ يَبْخَلُونَ بِمَا آتَاهُمُ اللّهُ مِن فَضْلِهِ هُوَ خَيْرًا لَّهُمْ بَلْ هُوَ شَرٌّ لَّهُمْ سَيُطَوَّقُونَ مَا بَخِلُواْ بِهِ يَوْمَ الْقِيَامَةِ وَلِلّهِ مِيرَاثُ السَّمَاوَاتِ وَالأَرْضِ وَاللّهُ بِمَا تَعْمَلُونَ خَبِيرٌ

Ve lâ yahsebennellezîne yebhalûne bi mâ âtâhumullâhu min fadlıhî huve hayran lehum, bel huve şerrun lehum se yutavvekûne mâ bahilû bihî yevmel kıyâmeh(kıyâmeti), ve lillâhi mîrâsus semâvâti vel ard(ardı), vallâhu bi mâ ta’melûne habîr(habîrun).

Ve Allah'ın kendi fazlından onlara verdiği şeyleri, (Allah yolunda infak etmeyip) cimrilik edenler, sakın zannetmesinler ki o, kendileri için hayırdır. Bilâkis o, onlar için bir şerdir. Cimrilik ettikleri şey, kıyamet günü boyunlarına dolanacak. Göklerin ve yerin mirası Allah'ındır. Allah, yaptığınız şeylerden haberdar olandır.

1.ve lâ yahsebe-enne: ve sakın zannetmesinler
2.ellezîne: onlar
3.yebhalûne: cimrilik ederler
4.bi mâ âtâ-humu allâhu: Allah'ın onlara verdiği şeyler
5.min fadlı-hî: kendi fazlından
6.huve: o
7.hayran: hayırdır
8.lehum: onlar için
9.bel huve: hayır, bilâkis o
10.şerrun: şerdir
11.lehum: onlar için
12.se yutavvekûne: boyunlarına dolanacak
13.mâ bahilû bi-hî: onun ile cimrilik ettikleri şey
14.yevme el kıyâmeti: kıyâmet günü
15.ve li allâhi: ve Allah'ın
16.mîrâsu es semâvâti: semâların, göklerin mirası
17.ve el ardı: ve arz, yeryüzü, yer
18.ve allâhu: ve Allah
19.bi mâ ta'melûne: yaptığınız şeyleri
20.habîrun: haberdar olandır
AÇIKLAMA

Bismillâhirrahmânirrahîm
Allahû Tealâ bize fazlından hep bir şeyler verir. Allah'ın verdiği bu şeylerden mutlaka zekât olarak 40'ta birini, birr olarak bir 40'ta birini daha infâk etmek, başkalarına vermek lâzımdır. Allahû Tealâzekâtı ve birr'i farz kılmıştır. Bakara Suresinin 177. âyet-i kerimesinde Allahû Tealâ, birr'in farz olduğunu söylüyor ama dîn âlimlerimiz bunu unutmuşlar. Farzların arasına bunu almamışlar.

Oysaki Allahû Tealâ orada birr'in hastalara, yolculara, çalışamayacak durumda olan müslimlere, yetimlere, dilenenlere, esirlere ve kölelere, akrabalara verilmesini emrediyor. Zekâtın nisabı hanefi mezhebinde 40'ta 1'dir. Şafi mezhebinde 10'da 1'dir. ?mam-? ?afi Hazretlerine (O'nu imtihana gelenler) diyorlar ki: "Söyle bakalım bize, zekâtın nisabı kaçtır?" İmam-ı Şâfî Hazretleri diyor ki: "Allah'a göre mi yoksa bana göre mi?" Onlar da: "Allah'a göre, onu söyle bize." diyorlar. "%10" cevabını veriyor. "Tamam, bildin." diyorlar. Ama merak etmiş adamlar "Peki sana göre ne?" demişler. O da demiş ki: "Ben zaten kendim zekâtım, herşeyimle."

İşte Allah'ın aslında insanlardan istediği şey, herşeyiyle zekât olmaktır. Herşeyiyle zekât olabilen bir tek Hz. Ebubekir çıkmıştır. Peygamber Efendimiz (S.A.V), savaş için para topladığı zaman herkes getirdi, cömertçe kendilerine ait olan şeyin pek çoğunu Peygamber Efendimiz (S.A.V)‘e teslim ettiler. Peygamber Efendimiz (S.A.V) de hepsine teşekkür etti. O sırada Hz. Ebubekir geldi evinin anahtarını teslim etti Peygamber Efendimiz (S.A.V)‘e ve dedi ki:"Bu andan itibaren bana ait olan ne varsa, hiçbirisi benim değildir. İşte evimin anahtarı. Herşeyim Senindir ve Allah'ındır."

Burada da Allah yolunda infâk etmek müessesesi, zekât ve birr olarak iki ayrı hüviyette mütâlea edilmelidir. Allahû Tealâ diyor ki:

2/BAKARA-177: Leysel birre en tuvellû vucûhekum kıbelel maşrıkı vel magrıbi ve lâkinnel birre men âmene billâhi vel yevmil âhırı vel melâiketi vel kitâbi ven nebiyyîn(nebiyyîne), ve âtel mâle alâ hubbihî zevil kurbâ vel yetâmâ vel mesâkîne vebnes sebîli, ves sâilîne ve fîr rıkâb(rıkâbi), ve ekâmes salâte ve âtez zekât(zekâte), vel mûfûne bi ahdihim izâ âhed(âhedû), ves sâbirîne fîl be’sâi ved darrâi ve hînel be’si ulâikellezîne sadakû, ve ulâike humul muttekûn(muttekûne).
Yüzlerinizi doğu ve batı tarafına çevirmeniz (hakiki îmânı yansıtan) BİRR (ebrar kılacak davranış biçimi) değildir. Lâkin birr, kişinin, Allah’a, yevm’il âhire (Allah’a ulaşılan sonraki güne, hidayet gününe, vuslat gününe) meleklere, Kitab’a ve peygamberlere îmân etmesi ve sevdiği maldan, akrabalara (yakınlık sahiplerine) yetimlere, miskinlere (çalışamaz durumda olan ihtiyarlara), yolda kalmış yolculara, isteyen (muhtaçlara), köle ve (kurtulmaları için) esirlere vermesi ve namazı kılması, zekâtı vermesidir. Ve (Allah’a ve insanlara) ahd verdikleri zaman ahdlerine vefa edenler (yerine getirenler), zorlukta ve darlıkta ve şiddetli savaş halinde sabredenler, işte onlar sadık olanlardır. İşte onlar muttekilerdir (takva sahibi olanlardır).
Allah'ın saydığı 7 grup insan, bu parayı sizden anında ister; o anda ihtiyaçları vardır. Yetimlerin o anda ihtiyacı olduğu zaman vereceksiniz. Yolda kalmış olan yolcu, evine döndüğü zaman o paraya ihtiyacı olmayacak;o anda vereceksiniz. Hasta olan kişinin, hasta olduğu zaman tedaviye ihtiyacı var;o anda vereceksiniz.

Kazandığınız paranın iki tane 40'ta 1'ini eğer size helâl değil diye düşünürseniz, bu büyüklüğe ulaşabilirseniz, mutlaka onları vermek gereğini duyarsınız. İçinizden devamlı olarak paranızın %5'ini derhal elinizden çıkarıp ihtiyaç sahiplerine dağıtmak ihtiyacını duyarsınız.

Allah'ın Bakara Suresinin 177. âyet-i kerimesindeki hükmü geçerli olur. O zaman birr'inizi de, zekâtınızı da parayı kazandığınız an vermiş olursunuz. Üzerinizde bir borçla hiçbir zaman ölmüş olmanız mümkün değildir.

Zekâtınız için bir seneyi beklerken öldünüz. Zekâtınızı veremediniz. "Ama ben bu ayki tüm paralarımı toplayım da ondan sonra vereyim." dediniz. Neden her kazandığınız paranın 40'ta 1'inin size ait olmadığını düşünmüyorsunuz? Aslında bir aylık bir süre uzun bir süre değil. Bunu da usül haline getirmeniz uygun olur. Amazekâtın da verilmesinde, "Bir yıl bekleyip bir yılın sonunda nemiz var, nemiz yok onlarınkini verelim." diye düşünmek, Allah'a karşı borcumuzu ödemekte gerekli dikkati ve hassasiyeti göstermememiz, burada ihmalimiz ve teseyyübümüzün olduğunu ifade eder. Hiçbir kardeşimizin zekât borcuyla ölmesi, doğru bir hareket olmaz. Öyleyse zekâtımızı anında, birr'imizle birlikte vermek mecburiyetindeyiz,yani Allah'ın Kur'ân-ı Kerimi'ne göre zekât, sadece 40'ta 1 değildir. Hanefî mezhebi için de 40'ta 1 değildir. İki tane 40'ta 1'dir ve ihtiyaç sahiplerine bunu anında vermekle mükellefsiniz.

Hayır, bize derecat kazandıran bütün olaylardır. Şerr, bize derecat kaybettiren bütün olaylardır.

Hayrı ve şerri birbirinden ayıracaksınız ve bu minval üzere hareket edeceksiniz. Parayı kazandığınız zaman bileceksiniz ki;onun iki tane %2,5'u yani %5'i size helâl değildir. O parayı mutlaka elinizden çıkaracaksınız, ihtiyaç sahiplerine teslim edeceksiniz. Allah yolunda harcayacaksınız. Güzellerin en güzeli o parayı Allah yolunda harcamaktır. Böyle yaptığınız zaman asıl güzelliğe ulaşırsınız.
close tefsir menu

ÂLİ İMRÂN Suresi Tefsiri

ÂLİ İMRÂN Suresi için tefsir sayfalarına ve âyet kelime sözlüğüne ulaşmak istediğiniz âyeti seçiniz.
1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11, 12, 13, 14, 15, 16, 17, 18, 19, 20, 21, 22, 23, 24, 25, 26, 27, 28, 29, 30, 31, 32, 33, 34, 35, 36, 37, 38, 39, 40, 41, 42, 43, 44, 45, 46, 47, 48, 49, 50, 51, 52, 53, 54, 55, 56, 57, 58, 59, 60, 61, 62, 63, 64, 65, 66, 67, 68, 69, 70, 71, 72, 73, 74, 75, 76, 77, 78, 79, 80, 81, 82, 83, 84, 85, 86, 87, 88, 89, 90, 91, 92, 93, 94, 95, 96, 97, 98, 99, 100, 101, 102, 103, 104, 105, 106, 107, 108, 109, 110, 111, 112, 113, 114, 115, 116, 117, 118, 119, 120, 121, 122, 123, 124, 125, 126, 127, 128, 129, 130, 131, 132, 133, 134, 135, 136, 137, 138, 139, 140, 141, 142, 143, 144, 145, 146, 147, 148, 149, 150, 151, 152, 153, 154, 155, 156, 157, 158, 159, 160, 161, 162, 163, 164, 165, 166, 167, 168, 169, 170, 171, 172, 173, 174, 175, 176, 177, 178, 179, 180, 181, 182, 183, 184, 185, 186, 187, 188, 189, 190, 191, 192, 193, 194, 195, 196, 197, 198, 199, 200
close tefsir menu
Sponsor Bağlantı
Neden sponsor bağlantı var?
Çünkü KuranTefsiri.com aylık iki milyondan fazla ziyaretçiye hizmet sunuyor. Bu ziyaretleri kesintisiz ve yüksek hızda karşılayabilmek için ihtiyaç duyduğumuz çok yüksek bant genişliği (bandwidth) nedeniyle KuranTefsiri.com artık bağımsız bir web sunucusunda çalışıyor.
Online sipariş verebilirsiniz
Kuran Tefsiri
İmam İskender Ali Mihr'e ait Kur'ân-ı Kerim Lafz-ı ve Ruhu isimli 19 cilt 8536 sayfadan oluşan Kuran Tefsirini Mihr Yayınları adresimizden online olarak sipariş verebilirsiniz.