Sure sec
ÂLİ İMRÂN-104 Tefsiri

ÂLİ İMRÂN Suresi 104. Ayet-i Kerime Tefsiri

ÂLİ İMRÂN-104 Kuran Meali ve Açıklamalı Tefsiri: Peygamber Efendimiz (S.A.V)‘e tâbî olanlar sahâbedir. Günümüzün dîn adamları, dîn ilminin sahibi olduğunu iddia edenler sahâbe Peygamber Efendimiz (S.A.V)‘i hayatta görenlerdir, deseler de bu doğr...
share on facebook  tweet  share on google  print  

ÂLİ İMRÂN Suresi Âyet - 104 Tefsiri

 

وَلْتَكُن مِّنكُمْ أُمَّةٌ يَدْعُونَ إِلَى الْخَيْرِ وَيَأْمُرُونَ بِالْمَعْرُوفِ وَيَنْهَوْنَ عَنِ الْمُنكَرِ وَأُوْلَئِكَ هُمُ الْمُفْلِحُونَ

Veltekun minkum ummetun yed’ûne ilel hayri ve ye’murûne bil ma’rûfi ve yenhevne anil munker(munkeri), ve ulâike humul muflihûn(muflihûne).

Sizin içinizden hayra davet eden (mürşidlerden) bir cemaat olsun ve mârufla emretsin, ve münkerden nehyetsin (men etsin). İşte onlar, onlar felâha erenlerdir.

1.ve li tekun: ve olsun
2.min-kum: sizden
3.ummetun: bir topluluk, bir ümmet, bir cemaat
4.yed'ûne: çağırır, davet eder
5.ilâ el hayri: hayra
6.ve ye'murûne: ve emreder
7.bi el ma'rûfi: mâruf ile, irfan ile, iyilikle
8.ve yenhevne: ve nehy eder, men eder
9.an el munkeri: münkerden, kötülükten
10.ve ulâike: ve işte onlar
11.hum el muflihûne: onlar, kurtuluşa, felâha erenler
AÇIKLAMA

Bismillâhirrahmânirrahîm
Peygamber Efendimiz (S.A.V)‘e tâbî olanlar sahâbedir. Günümüzün dîn adamları, dîn ilminin sahibi olduğunu iddia edenler sahâbe Peygamber Efendimiz (S.A.V)‘i hayatta görenlerdir, deseler de bu doğru değildir. Sahâbe, Peygamber Efendimiz (S.A.V)‘i görenlerden sadece O'na tâbî olanlardır. Münafıklar da görmüşler, hatta tâbî olmuşlar ama tâbiiyetleri geçerli olmamıştır. Tâbî olur görünmüşler ama tâbî olamamışlardır. Çünkü tâbî olmak Allah'a ulaşmayı dilemenin bir neticesidir. Allah'a ulaşmayı dilemeyen hiç kimse tâbiiyetini gerçekleştiremez. Öyleyse sahâbe, Peygamber Efendimiz (S.A.V) hayattayken O'na gerçek anlamda tâbî olanlar; yani tâbî olduktan sonra ruhları vücutlarından ayrılıp yola çıkanlardır.

İşte Yûsuf Suresinin 108. âyet-i kerimesi:

12/YÛSUF-108: Kul hâzihî sebîlî ed’û ilâllâhi alâ basîratin ene ve menittebeanî, ve subhânallâhi ve mâ ene minel muşrikîn(muşrikîne).
De ki: “Benim ve bana tâbî olanların, basiret üzere (kalp gözüyle basar ederek, Allah’ı görerek) Allah’a davet ettiğimiz yol, işte bu yoldur. Allah’ı tenzih ederim. Ve ben, müşriklerden değilim.”
3/ÂLİ İMRÂN-20: Fe in hâccûke fe kul eslemtu vechiye lillâhi ve menittebeani, ve kul lillezîne ûtûl kitâbe vel ummiyyîne e eslemtum, fe in eslemû fe kadihtedev, ve in tevellev fe innemâ aleykel belâgu, vallâhu basîrun bil ibâd(ibâdi).
Bundan sonra eğer seninle tartışırlarsa o zaman onlara de ki: “Ben ve bana tâbi olanlar vechimizi (fizik vücudumuzu) Allah'a teslim ettik.” O kitab verilenlere ve ümmîlere: “Siz de vechinizi (fizik vücudunuzu) (Allah'a) teslim ettiniz mi?” de. Eğer teslim ettilerse, o taktirde, hidayete ermişlerdir. Ve eğer yüz çevirirlerse, o zaman sana düşen sadece tebliğdir. Ve Allah, kullarını en iyi görendir.
Burada Allahû Tealâ, Peygamber Efendimiz (S.A.V)‘e tâbî olan insanlardan bahsediyor. Bunların arasından mutlaka bir topluluğun oluşmasını istiyor. Bu insanlar başka insanları hayra çağıranlardan, münkerden nehyedenlerden olacak. Onların kötü şeyler yapmalarına Allah'tan aldıkları ilimle mani olmak isteyenler, Allah'ın mürşidleridir ve münkerden nehyetme, hayra çağırma yetkisi irşad makamına verilmiştir. ve böyle bir topluluk, neticede oluşur.

Sahâbe, Allah'a bihakkın takva sahibi olmayı başararak insanları hayra çağıran ve irfan ile emreden, aynı zamanda başkalarını münkerden nehyeden bir hüviyet kazanmıştır. Tevbe Suresinin 100. âyet-i kerimesi, bunu kesin şekilde ifade ediyor:

9/TEVBE-100: Ves sâbikûnel evvelûne minel muhâcirîne vel ensâri vellezînettebeûhum bi ihsânin radıyallâhu anhum ve radû anhu ve eadde lehum cennâtin tecrî tahtehâl enhâru hâlidîne fîhâ ebedâ(ebeden), zâlikel fevzul azîm(azîmu).
O sabikûn-el evvelîn (evvelki hayırlarda yarışanlardan salâh makamında iradesini Allah'a teslim ederek irşada memur ve mezun kılınanlar): Onların bir kısmı muhacirînden (Mekke'den Medine'ye göç edenlerden) bir kısmı ensardan (Medine'deki yardımcılardan) ve bir kısmı da onlara (ensar ve muhacirîne) ihsanla tâbî olanlardandı. (Sahâbe irşad makamına sahip oldukları için onlara tâbî olundu). Allah, onlardan razı ve onlar da O'ndan (Allah'tan) razıdır. Onlara Allah, altlarından ırmaklar akan cennetler hazırladı ve orada ebediyyen kalacaklardır. İşte bu, en büyük (azîm) mükâfattır.
Hepsi ana hedeflere ulaşmışlar, Allah'ın razı olduğu insanlar olmuşlar yani İslâm'ı bütün hüviyetiyle yaşamışlardır. En güzel standartlarda sahâbenin dizaynına baktığımız zaman onların bu 3 vasfın sahibi olduklarını görüyoruz. Onlar hayra (Allah'a) çağırıyorlar, kötülüğe iyilikle mukabele ediyorlar, Allah'a teslim olmuşlar yani mürşid olmanın bütün özelliklerinin sahipleri. ve kendilerinden sonra gelenler onlara tâbî olmuşlardır (tâbiin).
close tefsir menu

ÂLİ İMRÂN Suresi Tefsiri

ÂLİ İMRÂN Suresi için tefsir sayfalarına ve âyet kelime sözlüğüne ulaşmak istediğiniz âyeti seçiniz.
1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11, 12, 13, 14, 15, 16, 17, 18, 19, 20, 21, 22, 23, 24, 25, 26, 27, 28, 29, 30, 31, 32, 33, 34, 35, 36, 37, 38, 39, 40, 41, 42, 43, 44, 45, 46, 47, 48, 49, 50, 51, 52, 53, 54, 55, 56, 57, 58, 59, 60, 61, 62, 63, 64, 65, 66, 67, 68, 69, 70, 71, 72, 73, 74, 75, 76, 77, 78, 79, 80, 81, 82, 83, 84, 85, 86, 87, 88, 89, 90, 91, 92, 93, 94, 95, 96, 97, 98, 99, 100, 101, 102, 103, 104, 105, 106, 107, 108, 109, 110, 111, 112, 113, 114, 115, 116, 117, 118, 119, 120, 121, 122, 123, 124, 125, 126, 127, 128, 129, 130, 131, 132, 133, 134, 135, 136, 137, 138, 139, 140, 141, 142, 143, 144, 145, 146, 147, 148, 149, 150, 151, 152, 153, 154, 155, 156, 157, 158, 159, 160, 161, 162, 163, 164, 165, 166, 167, 168, 169, 170, 171, 172, 173, 174, 175, 176, 177, 178, 179, 180, 181, 182, 183, 184, 185, 186, 187, 188, 189, 190, 191, 192, 193, 194, 195, 196, 197, 198, 199, 200
close tefsir menu
Sponsor Bağlantı
Neden sponsor bağlantı var?
Çünkü KuranTefsiri.com aylık iki milyondan fazla ziyaretçiye hizmet sunuyor. Bu ziyaretleri kesintisiz ve yüksek hızda karşılayabilmek için ihtiyaç duyduğumuz çok yüksek bant genişliği (bandwidth) nedeniyle KuranTefsiri.com artık bağımsız bir web sunucusunda çalışıyor.
Online sipariş verebilirsiniz
Kuran Tefsiri
İmam İskender Ali Mihr'e ait Kur'ân-ı Kerim Lafz-ı ve Ruhu isimli 19 cilt 8536 sayfadan oluşan Kuran Tefsirini Mihr Yayınları adresimizden online olarak sipariş verebilirsiniz.